Sayfalar

örgü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
örgü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mart 2013 Salı

SEYİR EVRESİ ve TIĞ İŞİ BATTANİYE..

Günaydın Şekerler,
Uvvv şeker dedim de resmen çayları artık şekersiz hatta tatlandırıcısız içtiğimi söylemeden geçemeyeceğim.
Elhamdülillah bugün pek bir enerjik uyandım, ilk kez makyaj yaptım (makyaj dediğim suratıma Garnier'in BB krem'ini sürdüm, gözüme de siyah kalem çektim :) )
Fona alalım Rihanna'dan Diamonds'ı...
Bunu tüm bayanlara armağan ediyorum.
Müthiş pozitifim bugün tü tü tü maşallah :)))
Sözlerinden bir kuplecik gelsin: 

Shine bright like a diamond
Shine bright like a diamond

Find light in the beautiful sea
I choose to be happy
You and I, you and I
We’re like diamonds in the sky

Gelelim Dukan Diyet'imin Seyir evresinin nasıl geçtiğine...
Arada bir duraklasa da, gram gram da olsa kilo verdiğimi görmek beni mutlu ediyor.
Bakalım dün neler yemişim! ;)

SEYİR 4.GÜN /04.03.2013/P.TESİ/ SAF PROTEİN GÜNÜ:

Sabah: - 1 br. çay (şekersiz+ tatlandırıcısız) yehuuuuuu :)
             - 1 yumurta haşlanmış,
             - 2 dilim y.kepekli ekmek
             -1/2 dilim light peynir

Ara:     -1 br. kayısılı form çayı,
            -Bol su /1.5 lt. yi bu evrede bitirdim bile :) 

Öğlen:  -1 kutu cola zero,
              -1 fırında alabalık (h.sonundan kalanı getirdim işe)
         
Ara:       -1 br. yeşilçay,
              -1/2 kutu light ayran,

Akşam:   - 1 parça piliç fleto (2ye bölüyorum daha iyi oluyor, ben sütle tavada yapıyorum, ilk kez köri kullandım ve Hintlilerin neden öyle olduğunu yıllar sonra ilk kez anlamış oldum. Meğer köridenmiş! :)
Yine de köriyi sevdim :) eşim de ev yemek koktuğu için sevindi garip, ne yapsın ben diyette olunca o da aç kalıyordu :) 
Ne yapayım pişirdiklerimi yesin o zaman, yemek seçmesin değil mi? 
Hem onu bulamayanlar da var!!! Bakınız ben! :)))
                  - 1 br. yoğurt,
                  - 1/2 kutu light ayran (ikindiden kalan),

  Ara:        -2 br. nescafe (light sütlü, splendalı ve ohhhhhhhhhhh sonunda aradığım tat. Nescafeye izin var mı bilmiyorum ama çooook özlemişim.Belki o da kahve gibi 1 çay kaşığıdır ama benimki 3 çay kaşığı oldu sanırım, neyse o kadarcık da olsun değil mi. Bundan böyle akşam tatlı krizlerime pratik çözümüm bu olacak.)

Tavuk o kadar tok tutuyor ki, ablamdan aldığım çok daha güzel yulaf kepekli ekmeği bile yiyemedim. Yaşasın protein günleri! :)
Toplam 2 lt. su, 20 dk. yürüyüş ne yazık ki 30 dk. olması gerekiyor ama donduğum için 20 dk. olabildi :(

Bu arada -400 gram ile güne başladım bu menüden sonra. O nedenle ayrı bir mutluyum tabi ki :)))))))))
MAŞALLAHHHHHHHHHH demeyi unutmuyoruz ve kıskanmıyoruz, 
çalışıyoruz bizim de oluyor, çünkü bu Dukan'la mümkün ;)

Gelelim neredeyse 4 aydır belki de 5 bilemeyeceğim :))) ördüğüm battaniyeye...
Bu sefer tek birşey öreceğim dedim ve dediğim gibi de oldu, tüm kış elimdeydi.
Yapılışı için her zaman mail atıp sorabilirsiniz, veya Facebook'tan, instagram'dan, twitter'dan bana ulaşabilirsiniz, oralarda da oldukça aktifim ;)


Bu da bitmek üzere olan hali, son bir iki sırası kaldı ama bu sefer de ben bitirmek istemiyorum. 
Bu biterse ne ile uğraşacağım ben? :(
Çok kötü bağlanıyorum, söylemiştim "Hakkımdaki 50 Gerçek"te... :(



Gününüz güzelliklerle dolsun inşallah....
Kucak dolusu sevgiler.



2 Ocak 2012 Pazartesi

~~~ HOŞGELDİN 2012! ~~~

2012'nin ilk yazısını pek bir isteksiz yazıyorum malesef dostlar.
Başladığım bir işi bitiremeyince, yarım yamalak olunca hiç yapmamışım gibi hissediyorum.
Daha önce burda da bahsettiğim üzere atkı ve şapka örüyordum ama kurdele ile süslemesi kalmıştı atkının, hala da öylece duruyor...
Yaptığım şapkayı ipim bittiği için bitiremedim, çiçek ve kurdele kısımları kaldı.
Biran evvel bitirip sizlerle bitmiş halini paylaşmak istiyorum. 
Ama malesef şimdilik bitmemiş haliyle küçük görümceme ördüğüm şapka işte böyle...



Böyle çok büyükmüş gibi görünüyor ama aslında o kadar da büyük değil. 
Yani umarım değildir :)

 
Biraz ecüş becüş çıkmış ama o kadar da kötü değil ya :(
Tığ ile yapması hem zevkli hem kolay. 
Tığın numarasına eve gidince bakar arzu eden varsa söyleyebilirim. ;)

 
Bu da bir başka renkte berenin bitmiş hali, çiçekler biraz sıkı olmuş.

********

Yeni yıla ilk kez eşimle evimizde girdik ve tam 22 kişi ile birlikte girdik. 
Masam sadece 8 kişilik dolayısıyla bir kaç posta şeklinde yemeğe oturuldu.



Nasıl olmuş sofram?
Yemekleri ben yapmadım doğrusu, o yüzden böyle sofrayı süslemeye vaktim oldu.
Gelenler ablamlardı...
Her gelen 1 çeşit birşey getirdi ve böylece 7 çeşit şey olması gerekirken anneciğim gene duramamış döktürmüş sağolsun, elleri dert görmesin inşallah.
Hülya ablamdan piyaz, Derya ablamdan kabak tatlılı pasta ve baklava, Menekşe ablam portakal yatağında kereviz salatası, (evde unutulmuş olsa da ellerine sağlık, yemiş kadar olduk! :) ) Hale ablamdan ıspanaklı ve patatesli kol böreği, Zerrin ablamdan ana yemek olarak fırında et ve patatesli bir yemek, (ama yemeğe sıra bile gelmedi :) tadına bakamadım daha doğrusu) ve kabak tatlısı (evet 2 tane oldu) Benden zeytinyağlı sarımsaklı brokoli, (bu aralar eşimle favorimiz) yeni evli kardeşim katılamadı ne yazık ki, daha 1 ayı yeni doldu taze gelin ;) ne yapsın...
Annemden: sulu köfte, yaprak sarma, fırında makarna, erişteli yeşil mercimek çorbası.... (Dedim ya durmamış döktürmüş, sanıyor ki aç kalacağız, canım annem. :) )
Üstüne kuruyemişler, cipsler, meyveler, çikolatalar, kahveler, sahlepler, çaylar mı dersiniz...
Ne ararsanız vardı... 
Elhamdülillah, Rabbim sonsuz nimetler vermiş.

***
Bu arada gördüğünüz sofra çiçeklerini neredeyse 10 gün önce Migros'tan almıştım, buket halindeydi açtım iki ayrı kola şişesine yerleştirdim. 
Bunu daha önce baharmasalı'nda görmüştüm. 
Coca cola şişeleri de evde duruyordu, ben de bu şekilde değerlendirmek istedim.
Çerçeveyi de eşimle iki saat uğraştıktan sonra sanırım yamuk asmışız :)))
Bu resmi çekmesem bu kadar net yamukluğunu göremezdim doğrusu.

O gece sabah 4.30a kadar oyunlar oynadık ailece.
En zevklisi tabi ki tabuydu, hele çocuklar da uyuyunca değmeyin keyfimize.
İşte böyle girmiş olduk 2012'ye... 
İnşallah çok daha güzel geçer her günümüz.
Herkes evime hoşgeldi, sefalar getirdi.
Sizleri de soframa buyur etmiş oldum böylece ;)
Herkesin emeğine, ellerine sağlık, kesesine bereket inşallah.
Sevgiyle kalın...

***

Tüm güzellikler sizinle olsun.








27 Aralık 2011 Salı

•*¨*•.¸¸♥ ¸¸.•*¨*•DÜN-BUGÜN-YARIN•*¨*•.¸¸♥ ¸¸.•*¨*•Yeni Blogcuya Destek•*¨*•.¸¸♥ ¸¸.•*¨*•

•*¨*•.¸¸♥ ¸¸.•*¨*•
Bugün ne yaptım?
İşe geç geldim.
Neden?
Uyandım ama uyanmak istemedim,
Kronik yorgunluktan bıktımmmmmmmmmmmmmmm!
Amerika'daki onca soğuğa rağmen olan enerjimi geri istiyorum. 
"Nerede hareket orada bereket" misali belki orda çok hareket ettiğimden öyle bereketliydi günler.

***

Dün ne yaptım?
Hiç birşey yapmaya halim yoktu, olan yemeği yiyip biraz oturup 9 gibi yattım.
Pazar günü uzun bir aradan sonra ilk kez dışarı çıkmama, evde dinlenme kararı aldım, ona rağmen öyle yoruldum ki Pazartesi akşamını erkenden uyuyarak geçirdim.
Bu işte bir yanlışlık olmalı! 
Ama ne?!?
***
 
(Ablama Eşinden Doğum Günü Çiçeği)

***
Bu aralar neler yapıyorum?
Resmini çekmeyi hep unutsam da tam 4 tane soğan diktim. 2 tanesi lale soğanı, 1 tanesi sümbül ve bir de evdeki arpacık soğanı alıp taze soğan çıkar belki düşüncesiyle ekmiştim. Çünkü şimdi tam da soğanlı bitkileri ekme zamanı, ilkbaharda da çiçeklenecekler Allah'ın izniyle. Ama sanırım fazla suladım, pek su istemezlermiş. Gerçi lale soğanlarımdan biri toprağın dışına başını vermiş, bunu görünce pazar günü balkonda sevinç çığlıkları attım. Kapının önünde oynayan çocuklar da çığlığımdan bakakaldılar bana, hemen koşa koşa eşimi çağırdım, o da soğanın baş vermesindense, komşu çocuklarının bana bakmasından daha çok etkilendi :)
Komikti gerçekten ama çok sevindim.
Taze soğan 15 gün içinde olurmuş, makasla keserek 3 kere daha verir ve hatta seneye kadar saksıda kalsa, seneye bile verirmiş ama onu da çok suladım herhalde ki 2 hafta geçmesine rağmen herhangi bir ucu gözükmedi malesef. :(
Ve sanırım biraz da çürüdü, o yüzden balkonda duran bu taze soğan saksımı mutfakta masanın üstüne aldım.
Belki de hata arpacık soğandan seçmiş olmam da olabilir. 
Aslında Gülben Ergen'in programında ufak boy yemeklik soğandan, turuncu kabuklulardan kökleri saksıya gelecek şekilde ekmişlerdi. Ben de olmadı onu deneyeceğim.

Bu da evdeki çiçeksiz orkidem :(
***

Bunun yanı sıra, kış geldi, beni gene örgü örme merakı sardı.
Yeğenime bir şapka ördüm, annesi atkısını örmüştü, takım olsun diye aynı ipten.
Şimdi de küçük görümceme (daha 6 yaşında) şapka ve atkı takım örüyorum.
İnşallah onlar bitince resimlerini çekeceğim.
Kalın ip bulabilirsem kendime, kardeşime ve anneme battaniye örmek istiyorum. Hatta isteyen tüm herkese bedava örebilirim :) çünkü örmeyi seviyorum, tırnak yemekten alıkoyuyor beni ve televizyon izlerken ellerimin boş durmasını istemiyorum.



Alize'nin Zarif Simli serisinden yukarıda elimde gördüğünüz pembe rengi aldım ama  yukarıda gördüklerinize de bayıldım doğrusu.
Resimlerin kalitesizliğinden ötürü üzgünüm ama zoomlu ve cep telefonundan çekilince bu kadar oluyor.
***
 •*¨*•.¸¸♥ ¸¸.•*¨*•

Bir de söz vermiştim ama yazamamıştım ne zamandır KelebekGibi'nin burda başlattığı çok güzel bir tanıtım kampanyası var.
Ben de yeni bir blog olarak katılmak istedim.
Yeni blogçularla tanışmak ve bloğunuzu tanıtmak için çok güzel bir yöntem gerçekten.
Siz de bloğunuzu duyurmak, yeni bloggerlarla arkadaş olmak ve bedava reklamının yapılmasını isterseniz mutlaka bir göz atın derim buraya.


*Kurdelenin ortasındaki gülen yüzler ne kadar da tatlı öyle değil mi? :))

•*¨*•.¸¸♥ ¸¸.•*¨*•

SON OLARAK: Twitter'da beni takip etmek için de buraya tık tık


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Follow Me on Pinterest