Sayfalar

11 Ekim 2013 Cuma

33.HAFTA, PUSETE NEYE KARAR VERDİK VE DAHASI...

Öncelikle Hayırlı Cumalar!
Bol fotoğraflı, bol paylaşımlı bir post olacak benden söylemesi!

Geçtiğimiz hafta neler yaptıkla başlamak istiyorum...




Oğlumun çamaşırlarını 3 postada yıkadım,
Sonunda yıkama kısmını bitirdim ama ütülemesi gözümde büyüyor.
O kadar ıncık cıncık var ki...
 Öylece bekliyorlar gariplerim...
Bir de ütüleyemeden oğluşum gelmeye kalkarsa!!! :)

***

Keçe alıp kendim yapmaya heveslendiğim kapı süsünü,
En sonunda internetten sipariş vermeye karar verdim.
Nasıl?
Ben çok beğendim.


***


Bunun dışında tığ ile şapka ördüm oğluşuma,
Atkısına devam ediyorum.
İnşallah birşeye benzer :)



 ***

Ve işte puset alış hikayemiz...

Günlerden 5 Ekim 2013, Cumartesi idi...
32+2 idik oğluşumla :)
Sabah uyandım, her zamanki gibi evde tek başıma kahvaltımı yapıp, tv, internet takılıyordum... 
Kardeşimle günlük telefon konuşmamızı yaptık,
Normalde c.tesi sabahları eşlerimiz çalıştığı için birşeyler ayarlardık,
"Kek yaptım," gel istersen." dedi,
"Yok!" dedim, "Karşıya geçemem.Bugün puset işini halledeceğiz inşallah."  
Eşimin işten çıkış saatine yakın aramasını: "Hadi kalk, gel bu tarafa, alalım şu puseti." demesini bekliyordum,
Baktım aramıyor, aradım, ne yaptın ne ettin derken ben giyinip çıkmaya karar verdim,
Bugün halledecektik bu işi!
Artık puset düşünmek istemiyordum.
Unkapanı, Saraçhane'ye bakacaktık birlikte, 
Fakat eşim işten geç çıktığı ve ben erkenden gittiğim için Historia Alışveriş Merkezi'ne girerek onu beklemeye koyuldum.
Neyse sonunda geldi,
Yemek yedik,
O sırada kardeşimin eşi aradı:
"Akşam bize gelin, iş konuşmamız lazım..." v.s diyince hele bi puset işini halledelim de dedim.
Neyse gittik Saraçhane'ye,
Onca zaman yaptığım araştırmalar, 
Kurduğum hayaller sonrası,
Baston puset ve anakucağı ile çıktık Saraçhane'den.
En beğendiğim travel system modeller kapandığında kocaman yer kaplıyordu,
Ve en hafifi dedikleri bile çok ağırdı.
Eninde sonunda baston puset alacaktık.
Dedim zaten kış bebeği,
Doğacak Kasım sonunda,
Aralık boyu anca doktora çıkaracağım,
Sonra da tek başıma çıkamam,
Velhasılı kelam bebek 6 ay olduğunda zaten bastona geçmek isteyecektim....

İŞTE ALIP ÇIKTIĞIMIZ PUSET VE ANAKUCAĞI BUNLAR OLDU:


Maclaren Quest
175 derece yatış pozisyonu var,
0+ diyorlar ama gene de ufak bebeği buna koymak zor olur



Anakucağı ve Otokoltuğumuz: Cybex Aton, Mürdüm Rengi,
İlk zamanlar hep anakucağında olacağı için oğluşum,
Cybex Aton Anakucağı ile uyumlu bir iskelet almak istiyorum ama malum tek satılmıyor :(
Yine Cybex'e uyumlu, uygun fiyatlı herhangi puset de olabilir,
Bilen varsa lütfen yorumlarınızı eksik etmeyin.

***

Bu arada bugün tam 33+1 olduk oğlumla.
Dün bir kaç gündür oğlumu az hissetmeye başlayınca,
Telaşa da vermek istemediğim halde,
Doktora bir görünelim dedik,
Nst'ye bağlandık, kasılma var ama sancı boyutunda değilmiş çok şükür.
Magnezyumu arttır dediyse de doktor pek arttıramıyorum malesef hiç sevemedim gitti.

***

Bir sonraki postta kaldığımız yerden devam edeceğim ve

SÜPRİZ BABY SHOWER PARTİMİZİN HER DETAYINI PAYLAŞACAĞIM İNŞALLAH.

Şimdi resimleri hazırlama zamanı...
O kadar çok resim var ki :))

 Bizi özleyin anacımmmm!!! :p











4 Ekim 2013 Cuma

32+1 ÇALIŞABİLİR VE İŞ GÖREMEMEZLİK RAPORU


Selam Blogcanlar,

Yıllık izinlerini bitirmiş, mecburen iş başı yapmış bir hamiş var burada...
Dün 32+0dı, çalışamaz raporu almayı düşünüyordum, 
Fakat bir çok kişinin gaza getirmesiyle, şu bayramı da atlatmak,
Oğluşumla daha fazla zaman geçirmek amacıyla,
Dün itibariyle 5 haftalık Çalışabilir Raporumu almış,
İnsan Kaynaklarına vermiş bulunmaktayım.

Bilmeyenler için en başından anlatayım.
Kamuda çalışan biriyim,
32+0da (doğum yapacağınız hastane olursa daha iyi olur çünkü doğum yaptığınızda kapatmanız gerekiyor dosyayı) biraz daha çalışmak istediğinize dair belge alıyorsunuz.
Veya çalışmak istemezseniz de İŞ GÖREMEMEZLİK RAPORU alıyorsunuz.
Ben ÇALIŞABİLİR RAPORU'nu anlatacağım,
Çünkü onu aldım.
Bunun için öncelikle sizi muayene ediyorlar.
Beni ilk kez NST'ye de soktular.
Herhangi bir problem gözükmemiş.
Herhangi bir sıkıntı yoksa,
3 yerden imzalı raporunuzu alıyorsunuz.
Bunun ıslak imzalı olanını kendiniz saklıyorsunuz,
Doğum yapacağınız gün hastaneye götürmeniz gerekiyor.
O nedenle hastane çantasına konması gerekli şeylerden biri de bu aslında ama bugüne kadar kimse bana söylememişti.
Onun dışında bol bol fotokopisini çekin, 
Bir tanesini çalıştığınız kurumun insan kaynakları veya muhasebesine teslim ediyorsunuz.
Kamu için konuşuyorum:
Aldığınız belgeye üst yazı yazmanız gerekiyor.
Üst yazıyla birlikte teslim etmek gerekiyor İK'ya.

Böylece iş hayatına gücünüz yettiği kadar devam ediyorsunuz. 
(BUNU DA BANA KİMSE SÖYLEMEMİŞTİ VE STRESE GİRMİŞTİM)
Gücünüz yettiği kadar diyorum çünkü
Diyelim ki canınız istemedi,
Herhangi bir sağlık sorununuz çıktı (Allah korusun)
veya
Erken doğum yaptınız,
Böylece doğum izniniz başlamış oluyor ve
Çalıştığınız süreler doğum izni bitimine ekleniyor.

Ben de bu nedenle dün gidip Çalışabilir Raporumu aldım,
Eğer olur da kendimi iyi hissetmezsem,
İstediğimde gidip Çalışamaz raporumu alabilirim.


Peki ben rapor alırken neler yaşadım?
 Doktorum herhangi bir yere bağlı olmadığı için, 
Rapor verme yetkisi de olmadığından beni devlet hastanesine yönlendirdi.
Bana en yakın devlet hastanesi Başakşehir Devlet Hastanesi olduğundan,
1 hafta önceden randevu alıp sabah 9'da eşimle K.Doğum doktoruna gittik.
Önce ultrasonla muayene ettiler,
Bebekle ve hamilelikle ilgili sorulardan sonra,
NST'ye girmemi söyledi.
NST odasına gittiğimde, karnımın tok olması gerektiğini ve tatlı şeyler yemem gerektiğini söylediler.
Dediklerini yaptıktan sonra 25 dk. süren NST cihazına bağlandım.
Çok şükür herhangi bir sorun çıkmadı.
Ordan tekrar doktorun odasına gittik, 
Bir belge verdiler ama altta "Rapor değildir" ibaresi yer alınca işkillendim,
Meğer Başakşehir Devlet Hastanesi'nin doğumhanesi kapalıymış ve
Rapor verme yetkileri yokmuş.

Sonra aradım doktorumu beni başka devlete yönlendirdi.
Ben de nasılsa doğumu Medical Park'ta yapmayı düşündüğümü,
Ordan alıp alamayacağımı sordum,
Beni ordaki bir doktora yönlendirdi
Ve orda da tekrar aynı muayene sürecinden geçtikten sonra,
Raporum hazırdı.
Raporu alıp işyerine geçtim,
Üst yazımı yazıp müdüre imzalatıp İK'ya teslim ettim
Tüm günüm koşturmaca ve stres içinde geçti.
Uzun uzun anlatıp, kafanızı şişirdiğim için üzgünüm.
Bu süreci bilmeyenler için detaylıca anlatmış olmak istedim.
Umarım anlatabilmişimdir.

HERKESE MUSMUTLU HARİKA BİR HAFTA SONU DİLİYORUM.

 



24 Eylül 2013 Salı

31.HAFTA ve BİTKİNLİK

30'lu haftalara geçmemle, üzerimde müthiş bir ağırlık var,
Kıpırdayamıyor, evden dışarı çıkamıyorum,
Hatta evde bile tepsimi dahi kaldıramıyorum.
Halbuki yıllık izinlerimi gezerek, kalan işlerimi hallederek geçireceğimi düşünüyordum.
Bugün tam tamına 3 gündür evden çıkmamış olacağım.

Oğluma kapı süsü yapmak istiyorum ama daha önce hiç yapmadığım için hem bilmiyorum hem de uğraşmaya halim yok.
Biraz enerjim olsa keçe v.s alıp yapmak istiyorum ama...
 
Geçen hafta lohusa pijama ve gecelik takımlarımı hallettik annem ve kardeşim sağolsun, 
Eminönü'nde Havuzlu Han'a giderken tüm mağazalara girdik çıktık tamamladık çok şükür.
İşte bunlar da aldıklarım...




Bunun dışında bu hafta sürprizlerle dolu bir hafta oldu.
Canım kardeşim anneme, bana ve oğluma sabah sabah sürpriz yaptı.
  


Dün akşam da canım eşim oğluna ve bana sürpriz yapmış, 
Pasta almış gelmiş.
 


Niyeyse havalardan mıdır, hamilelikten midir artık bilemiyorum hiçbir şeye halim yok.
Bunları bile yazasım yoktu da gene de kayıtlarda bulunsun diye yazayım dedim.
Sırtım, belim öyle çok ağrıyor ki...
 
Hepinize güzel haftalar diliyorum.

16 Eylül 2013 Pazartesi

29+4 BİZİM OĞLAN (Maşallah)

Selam Blogcanlar,
 

bir önceki yazımda bahsettiğim yıllık izin konusundaki korkularım gerçek oldu ve
Bugün tekrar iş başı yapıp tüm izinlerimi birleştirdim.
İK sürekli sıkıntı çıkarıyor. 
Hamilenin halinden anlayacaklarını sanıyordum.
Çok şükür ki yıllık izinlerimi sona saklamışım.
30 Eylül'de malesef tekrar iş başı yapmam gerekecek.
1 hafta izin yaptım.


Zaman akıp gidiyor;
Evi bebeğe göre hazırlık çalışmaları devam ediyor...
Evi biraz derleyip toparladım.
Ağzımda güçsüz düşmekten aftlar çıkıyor,
Tekrar hamileliğimin en başına dönüyor gibiyim.
Yediklerimden tad alamıyorum,
Canım hem bir sürü şey istiyor, hem yiyemiyorum.
İnşallah bulantı ve kusmalar geri gelmez. :(
Şimdilik bende durumlar böyle.


Bebek odamız son halini almadı ama mobilyalarını aldık, kurduk, silindi ve eşyaları gelişigüzel de olsa yerleşti.
Sırada yıkama ve düzenleme var...
Ne çok şey varmış meğer.
Bebek odası dolabı ve yatağımız için TIK TIK  




İşte dolabın tıkış pıkış hali...
Ütü masası kalkacak, 
Tüm herşey yıkandıktan sonra yerlerine yerleşecekler.
Dolap kulplarını özel olarak gidip Zara Home'dan aldım ve ben çok beğendim.





Bu arada bu haftalarda lohusa pijama ve gecelik takımlarımı halletmek istiyorum.

Oğluşun pusetini de Graco Evo almayı düşünüyorum,
Oldukça kolay kapanıp açılıyor ve anakucağı çok kolay takıp çıkartılıyor.
Bu açıdan çok sevdim.
Bakalım Saraçhane turumuz sonucu en son ne alacağız.
Sürekli fikrim değişiyor çünkü.
Sanırım en zor kısmı puset olayı.

Daha milyon tane şey var.
Kafam 1 saniye durmadan bunları sıralıyor.
Halbuki çoğu bitip azı kalmıştı hani?!!!! 
 
Oğlumu da ne zamandır görmüyorum,
28 Eylül'de kontrolümüz var inşallah kocaman olmuştur benim oğlum.
 Daha daha neler var kim bilir!!!!!!!!!!?
Aman Allah'ım kafayı yemek üzereyim....
Dualarınızı bekliyorum.

 


 

6 Eylül 2013 Cuma

28+1LİK OĞLAN!

Hayırlı Cumalar Sevgili Dostlar,
 

Bu aralar ben ne yapıyorum?
Çok fazla çalışıyorum,
Çalışmaktan, yorgunluktan,
İş yerindeki bitmek bilmeyen işlerden,
1 haftadır kesintisiz süren başağrılarından yana dertliyim.
 Kafam hiç durmuyor,
Mobilyası, zımbırtısı, osu busu...
Alsak neyi nereye koyacağız derdi....


Bu da İkea gezimizden bir fotoğraf...





37.haftaya kadar çalışmak ve izinlerimi birleştirmek istiyordum;
Ama bu tempoyla gitmeyeceğine,
Oğlumun ve benim bu iş için fazlaca yorulduğumuza kanaat getirdim.
Bu sebeple gelecek hafta kullanmadığım izinlerimi kullanıp,
Yıllık izne ayrılmaya karar verdim ama bakalım ya nasip!
Sanki bir aksilik olacakmış gibi geliyor.
Eylül sonuna kadar yıllık izinlerimi kullanıp
Ekim'in 3'ü itibariyle 32.haftaya geçerek, 
Doğum iznime ayrılmak istiyorum inşallah-u Teala.


Peki oğluşum ne yapıyor?
Büyüyor bebişim.
Bu süreç ne kadar da kişisel bir süreç aslında.
Annenin içine yolculuğu gibi!
Sadece bebekle anne arasında geçen bir süreç.
Babalar ne kadar da dışarıda kalıyor.

Zormuş kardeş!
Gece milyon kere uyanmak,
Yataktan kalkmayı bırak,
Bir taraftan diğer tarafa dönmeye çalışmak.
Eğilmek, uzanmak, kalkmak, oturmak...
Gözle görülür bir şişlik olmasa dahi kendini taş gibi hissetmek
ve hiç bir ayakkabına sığamamak...
:(



CUMA DUASI:

Rabbim tüm hamilelerin yar ve yardımcısı olsun.
Mübarek Cuma günü, bebek bekleyen tüm herkese sağlıklı hamilelik ve kolay doğumlar diliyorum.
Bebek isteğiyle yanıp tutuşanlara da Rabbim istedikleri vakitlerde bebekler nasip etsin inşallah.

AMİN

Sevgiyle kalın!

22 Ağustos 2013 Perşembe

TENEKEDE TAVUK ve 27.HAFTA

Evet nerede kalmıştık?
26+0 ız bugün tam.
Sevgili oğlum yemeklerden sonra coşuyor maşallah.
Düşündükçe ağlayasım geliyor,
Sadece yemeklerden sonra böyle sevinen bir çocuk...
İnşallah doğunca da iştahlı bir çocuk olur da, 
Annesini telaşe memuru yapmaz.

Biraz annesine çekmiş kuzucuğum belli
Karnım açken ben ben değilim gerçekten! :)
Elim ayağım tutmaz,
Tansiyonum düşer,
Yemek yedim mi kendime gelirim...
Gerçi hamilelikle yemekten sonra da tansiyonum düşüyor ya, anlamış değilim.
Doktorumuz normal dedi, hadi bakalım öyle olsun dedik. :)

Bunun dışında tatilden döndüğümden beri 2 saatlik uykuyla işe geliyorum,
Nasıl dayanıyor buna 2 kişilik vücudum aklım almıyor.
Fosur fosur, deliksiz, rahat bir uykuyu çok özledim.
Sanırım en çok bunu özledim.

Bu dönem boyunca en mutlu anlarımsa oğlumun kıpırtılarını hissetmek.
Gittikçe büyüyorlar...
Hatta bugün tepelerde, art arda, kocaman hareketlerini videoya çekeyim dedim,
Son 1 taneyi yakalayabildim malesef :(
Niye daha önce aklıma gelmediyse!?
Kameralardan çekindi oğluşum benim,
Artık bir dahaki sefere diyorum.


Çanakkale diyorduk...
3 gün için koskoca yol...
Bakımsız ve eski de olsa,
Bakir ağaçlık içerisinde ve denize sıfır olan yazlığımız...




 Bu da ön terasının bir kısmı...
Burada kahvaltıya doyum olmuyor sanki,
Yedikçe yiyesi geliyor insanın,
Kaç bardak çay içtiğimi sayamıyorum bile...



Eşim son gün beni almak için 10 saatlik bir yoldan sefil olarak geldi ve 
 O yorgunluğunun üstüne tenekede tavuk yaptı.
Benim ilk kez duyduğum ve böylelikle yediğim tenekede tavuğu,
3 bacanak nerden buldularsa artık,
Uğraştıklarına değdi ve enfes bir lezzet ortaya çıktı.




Bu da tenekeyi çıkardığımızdaki görüntüsü...



Tüm bu güzellikleri bırakıp dönmeyi hiç istemesem de,
P.tesi iş başı yapacak olmanın verdiği psikolojiyle yola koyulduk...
1.5 saatlik feribot kuyruğundan,
Araba hararet yaptı yapacak korkusundan sonra,
Gecenin 3'ünde eve vardık ve sefil bir halde yattık.
Bugünse hala kendimize gelebilmiş değiliz.
Macerayı çok seven ben,
Hamile hamile kendime, oğluma ve hatta 10 saatlik yolu bizi almak için gelen eşime bile bile eziyet ettim diye üzüldüm.
Gerçi insan yaşadığıyla kalıyor işte...
3 gün bile olsa, iyi ki gitmişiz;
Tadına doyamadan dönmüş olsak da.. :)


Bakalım yeni hafta bize neler getirecek? :)

SEVGİLERİMLE...



20 Ağustos 2013 Salı

26. HAFTA ve HER GÜNE BİR BAŞKA DERT!

Selam Blogcanlar,

Hamilelikle birlikte her güne ayrı bir problemle uyanır oldum.
Bu hafta ise böbreklerimde sorun çıktı.
Büyüyen oğluşum böbreklere baskı yapıyor ve sağ böbreğime sancı giriyor.
Kum dökmüş veya taş düşürmüş kişiler varsa aranızda tecrübelerini yazarsa çok memnun olurum.
O kadar da çok su içiyorum ki inanamazsınız.

Geçen hafta Perşembe günü tam 25+0'ımızda,
Şeker yüklemesi için sabah aç karnına annemle birlikte hastanenin yolunu tuttuk.
Ben sanıyordum ki 1 saat kadar bekleyeceğiz,
Annemle gittiğimiz hastaneye yakın bir pastahanede kahvaltı yapma imkanı da buluruz diye düşünmüştüm.
Evdeki hesap çarşıya uymadı tabi.

Sabah 9.30da vardığım hasteneden ikindi 4.20'de çıktım.
Şeker yüklemesi için ilk etapta açlık kan şekerimi parmaktan kan alarak ölçtüler.
Bir de i.tahlili verdim.
Üstüne 75 gramlık şekerli su hazırlayıp getirdiler,
Onu da 1 dikişte su niyetine içtim.
Sanıldığının aksine bence mide bulandırıcı değildi.
Zaten şekerli şeyleri seven biriyim, 
Çoğu kişinin ihtiyaç duyduğu limona bile ihtiyaç duymadım.

Bir saat sonra, bu sefer koldan 2 tüp kan alıp, tekrar i.tahlili verdim.
Bu süre zarfında hiçbir şey yiyip içmiyorsunuz tabi.
Annemle sohbet ederek vakit geçirdim.
Sonra tekrar 1 tüp kan alındı, i.tahlili verdim.
Sonuçları 2 saat sonra alıp doktorunuza göstereceksiniz dediler.
O sürede annemle şöyle güzel bir kahvaltı yapalım dedik.
Bahçeşehir'deki Gurme'ye gittik ama sıcakta şıpır şıpır eriyince,
Tatil hayaliyle planlar yapmaya başladık.
Dedim: "Anne ben yanıyorum, işe geri dönemeyeceğim, kendimi soğuk sulara atasım var..." 
Annem de ablamların Küçükkuyu'daki yazlıkta olduğunu,
Aslında çok gitmek istediğini,
Ama zor olduğunu söyledi durdu,
Ve bir anda karar verdik gitmeye...
İş yerinden izin aldım.
Eşimi aradım: "Siz gidin, ben seni almaya gelirim." deyince de gönül rahatlığıyla yola koyulacaktım!...
Ta ki tahlil sonuçlarını alıp doktora gösterip, i.yolu enfeksiyonu ile karşılaşıp, bunun için böbreklere ultrasonla bakılmasını ve dahiliyeye görünmemi isteyene kadar doktor.
Dediklerini yaptım,
Ultrason içinse bugüne randevu alıp hastaneden çıktığımda saat 16.20 idi.
Eczaneden ilaçlarımı alıp (bir ton antibiyotiğim oldu gene :( ),
 Eve gidip, çantamı hazırlayıp annemi almaya çıkışım ise 17.00.

2 kafadar çıktık İstanbul'dan Çanakkale'ye yola...
Gece 11.30 gibi vardık.





Ertesi sabah Çanakkale'nin buz gibi sularına attım kendimi...








Dönüşümüzse ayrı hikaye... 

ARKASI YARIN... ;)

TO BE CONTINUED... :)





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Follow Me on Pinterest