Sayfalar

Oylat kaplıcaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oylat kaplıcaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Şubat 2012 Cuma

*** Mutlu Haberler! ***

Bugünlerde pek yazasım yok, konular birikti aslında, mimlendim de ama olmuyor işte.
Hani Edebiyat veya resim derslerinde "konulu çalışmalar" olurdu ya; en sevmediğim dersler onlar olurdu, zorla bir konu hakkında yazmak beni gerer ve bir türlü çıkamazdım işin içinden.

Bugünlerde resimler üzerinde bile oynama yapasım, üstüne ekleme yapasım yok, o yüzden mümkün olduğunca oynama gerektirmeyenleri paylaşacağım.

 ****

Bu arada dün çok güzel haberler aldığım bir gün oldu.  
Üniversiteden arkadaşım hamile olduğunu ve bir kız bebek beklediğini ve adını benim adımı koymak istediğini yazmış maille.

"Canım nasılsın inşallah mutlusundur. sana bir haberim var hamileyim ve Allah nasip ederse haziranda doğumum olacak. kızımın adını B..... B...... koymaya karar verdim Allah'ın izniyle adaşın olacak yani dünyada bir tane daha B...... B..... olacak umarım senin için bir sakıncası yoktur. bu arada Allah'a senin gibi aklı başında çalışkan ve hanım bir kız olsun diye dua ediyorum... Allah'a emanet ol öptüm." demiş.  
Nasıl duygulandığımı anlatamam, öyle mutlu oldum ki... 
Gerçekten de benim iki ismimin olduğu başka bir isim yok ve ben de kızım olursa aynı şeyi koymayı düşünüyordum. Tabi beni bilgilendirmesi ve böyle bir düşüncesinin olması, benim için düşünceleri, kızı için de aynılarını istemesi beni öyle mutlu etti ki anlatamam. Kendisine hayırlı, sağlıklı doğumlar diliyorum. Kızının bahtı güzel olur inşallah.

****

İşte size haftanın özeti şeklinde bol resimli bir yazı daha...

Geçen hafta sonu kardeşim, eşi ve sevgili eşimle Bursa, Oylat Kaplıcaları'na gittik. 
Çok güzel bir haftasonu'na bizi davet ettikleri için çok teşekkür ediyorum. 
Oldukça eğlenceli ve dinlendirici geçti.
Bu posttaki gibi bir terapi oldu hepimiz için. 
Masaj, sıcacık havuz, hamam, kar ve oyunlar derken harikaydı...

Önce Cuma gecesi dondurucu soğukta bir Kızkulesi sefası yapıp, kestane yiyip sahlep içtik...




Sabahında da erkenden Yalova'dan feribotla Bursa'ya doğru yola çıktık...
Martılara bonnyfood atıyoruz burada... :)))



Ve ver elini Oylat...




























14 Şubat, Sevgililer günü'nde ne yazık ki eşimin sürprizini bozdum. 
Gene benden gizleyemedi 2 dakika aşkım benim :))
O kadar da uğraşmış, montunun içine gülleri saklamış, İstiklal'de gezerken tek tek verecekmiş her birini güzel bir sözle, bir tanesini de arabaya biner binmez aynayı açıp kendime baktığımı bildiğinden arabada aynaya sıkıştırmış. 
Bi açtım, başıma düştü kırmızı bir gül... :)
Sonra eşime derin derin bakarken, yakasında kırmızı bişey gördüm meğer güller oradaymış. Canım benim, ne yazık ki hep bozuyorum şu sürprizleri, keşke görmemiş gibi yapabilseydim. :))
 Sonuç olarak trafikten İstiklal'i gezemedik, eniştemlerin Osmanbey'deki MissYagmur giyim mağazalarının açılış törenine şöyle bir uğradıktan sonra, Cevahir'de Çin restoranında güzel bir yemek yedik.

İşte böyle geçti bir sevgililer günümüz daha.

Umarım siz de güzel ve gönlünüzce geçirebilmişsinizdir. 



Bu arada kar bu sene bir türlü terk etmedi bizim orayı... :)
Gerçi her bir taneyi bir meleğin getirdiğini düşününce insan huzur buluyor.
Dün akşam kar fırtınası haberini alınca da eşim koşarak arabayı çekmeye gitti.
Ben de onu camdan izlerken bakın bana nasıl bir sürpriz yaptı....
 ;)

Aşkını ilan etmek için her fırsatı değerlendirmeli insan değil mi? ;)


Yine resimlerle bütün bir haftayı özetledim sanırım :))
Demiştim en sevdiğim postlar bunlar diye...

Size iyi okumalar ve Hayırlı Cumalar.
Kalplerinize ferahlık diliyorum a dostlar.

BeBeKo kaçar! ;)

Hadi bana afiyetle!...


13 Şubat 2012 Pazartesi

Çeyizimden inciler Vol. II.



Size daha önce facebook'tan ve twitter'dan da bahsettiğim üzere evimin kapılarını açacaktım bu yazımda...

Veee işte beklenen an geldi...
Çeyiz alışverişine devam edenler için fikir olsun istedim,

Yatak odası mobilyalarım bu şekilde,


Gardrobunu beğenmediğim için alttaki modelin gardrobunu diğerine uydurdular.
Bir de aynalı modellerden uzak durun, açıp kapatırken el izi yapıyor çok fazla. :)

Yatak odası takımı alacaklara küçük bir tiyo vereyim:
Eğer odanız küçük ve yeriniz darsa, kesinlikle sürgülü kapaklı olanları tercih edin.
Sürgülü dolapların dezavantajı; aynı anda giyinemeyecek olmanız malesef. 
Bu da aklınızın bir köşesinde olsun alışverişe çıkacağınız vakit,




Bunlar da daha önce gidip beğendiğim, sonra internetten siparişini verdiğim nevresim takımları...

Yatak odam mor ağırlıklı olduğu için bu nevresim çok güzel tamamladı gerçekten.

Bu da yine odamı aydınlatan avizemin üstündeki dalların modelinde bir nevresim takımı...
Takım gibi oldular.  :)
Aslında takım yapmak için uğraşmamıştım ama sonunda herşey yerli yerine konduğunda sanki hepsi bir bütünün parçalarıymış gibi durdu elhamdülillah.



Yine bu da daha sonrasında internetten siparişini verdiğim fitted çarşaf ve yastık kılıfı seti, özdilekten almıştım.



Yemek odamı daha önce bu postumda sizlerle paylaşmıştım.

Vitrinini özellikle almadım, hem beğenmedim hem de vitrin istemiyordum boşuna yer kaplayacak düşüncesiyle.
Bu yemek odasını alma nedenim ilk görüşte sandalyelerin rengiyle aşk yaşamış olmamız. :)
Biraz da yazın etkisiyle bu modeli aldım çünkü yaz geliniydim, şimdi olsa daha ağır bir takımı tercih ederdim ama beyaz olduğu için yine de memnunum.

Bu da yine bir başka açıdan görünümü...



Burda gözüken saat kulesini de çok beğendim ve aldık :)

Evimin kapıları banyo ve mutfak dolap kapakları beyaz olduğu için mobilyaları da beyaz ağırlıklı seçtim.
Herkese ağız tadıyla oturacağı yuvalar nasip olur inşallah.
Gönlünüzce döşeyebileceğiniz evler dilerim herkese.


Sevgiyle...

P.S.: Bir sonraki postumda ilk mimim ve hafta sonunu geçirdiğim Oylat Kaplıcaları yazım yer alacak, izlemede kalın ;)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Follow Me on Pinterest