Sayfalar

27 Mart 2012 Salı

YAZ S@@Tİ UYGULAMASI...


Merhabalar Efenim,

Alalım fona bu müziği... 
(Bu adamın ünlü olması lazım kesinlikle, nasıl da harika bir şarkı böyle...)

(Yazıyı okuduktan sonra da bu klipteki filmi de izlemenizi öneririm. 
Marion Cotillard'ı Inception filminden hatırlarsınız. 
Ben bu bayanı daha önce Jeux D'enfants'tan biliyordum ve hayrandım.)

Eveeeet, şimdi yaslanalım arkaya...
Hazır mıyız?


Saatler alındı, mesai saatleri de değişti...
8'deki mesaisine her zaman 8.30da yetişen ben, 8.30 olunca mesai, gene geç kalmayı nasıl başarıyorum bilmiyorum.
"Benim için hiçbir şey değişmeyecek, sadece artık 16.30'da değil 17.00'da çıkacağım işten, sabah gene aynı hesap" dememe rağmen, 2 gündür işe yetişemiyorum.
Hayır saatleri de aldık, saati almayı unutmuş falan da değiliz yani.
Sanırım bu beyinle ilgili bir şey...

 *********

Kivi çayı denemeyeniniz var mı?
Ben geçen gün ilk kez tattım kivi çayını 
Yeşil yeşil...
Tabi ki boya katıyorlardır içine ama yeni birşey deneyince mutlu oluyorum işte napıyım. :)
Bence güzel, denenmeli.



Bugün size Çanakkale 1915 Gezici Tır Müzesi’nden bahsedeceğim.
Esenler Dörtyol Meydanı’nda kurulan Çanakkale Müzesi'ni görmediyseniz kesinlikle tavsiye ediyorum.
Çok akıllıca ve güzel bir fikir olmuş.
Gidip göremeyenler için,
m2'ye 6000 merminin atıldığı,
Şehitlerimizin verdiği mücadele
Görülmeye değer.



İngiliz, Türk ve Fransız askerlerinin gözlüklerinin, eşyalarının bulunduğu bölmeler...


Resim pek çekemedim çünkü camekandan yansıma yapıyordu.
Türk askerlerinin kendilerine ait eşyaları üzerindeki yazılar dikkate değerdi.
Hele bir dayının yeğenine yazdığı mektup yürek sızlatan cinstendi.
Gönderdiği mektup kağıdını Almanlar'dan bulduğunu ve savaşın gidişatını anlatan dayı, 
Yeğenine: "Bir zamanlar böyle bir dayım vardı dersin." diyor.

Gitmeli, görmeli, o günleri anmalı...
Gecikmiş bir yazı belki bu ama
Ben daha Cuma günü, öğle arasında gittim gördüm.
 Tüylerim diken diken oldu.

 ***
 Hafta sonu, Florya sahili'nden farklı bir yer olsun diye düşünürken,
Büyükçekmece sahili'ni dolaştık. 
Üniversite yıllarımdaki gibi bekliyordum ama güneşi gören herkes sahile akın etmiş:
Tıklım tıklımdı.
Mimar Sinan Köprüsü üzerinde, 2007 yılında, Otağı denen canlı müzikli bir cafe mecvuttu,
 şimdi orası kuş yetiştirme yeri olmuş. 
Köprüyü boydan boya yürümüş olduk. 
Ne yazık ki fotoğraflar eşimin telefonunda kalmış. :)
Ordan Avcılar veya Küçükçekmece tesislerine geçelim dedik ama ne mümkün, trafikte geçirdiğimiz 3 saat sonra evin yolunu tuttuk artık arabada durmaktan bir hal olmuştuk.
***

Bu aralar kafamı toplayamıyorum, 
Bahar yorgunluğumu, yaz saati uygulaması mı beni böyle ters düz etti bilmiyorum ama,
Şu an çok uykum var.
Şikayetçi değilim bu sefer tamam. :))
Ama şöyle...
Bir gün Fatih'i, 
Bir gün Eminönü'nü,
Bir gün Bakırköy meydanı'nı,
Bir gün Capacity'yi
Bir gün Rumeli Hisarı'nı,
Bir gün Yeşilköy pazarı'nı gezmek istiyorum :)))

 ***
Bu arada bir arkadaşıma söz verdim, evime çağıracağım hala çağıramadım. 
Hafta sonları evde duramıyorum ki...
Bakalım belki bu hafta sonu...

Bu hafta böyle olsun,
Evlilik, doğa gezileri ve geçen yılki tatillerimizden resimler paylaşmak istiyorum.
İnşallah o resimleri buraya atma fırsatım olur da paylaşırım.
Malum düğün sezonu açıldı, balayı ve tatil planları yapanlara fikir olur. ;)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

♥Güzel yorumlarınız için kocaman TEŞEKKÜRLER♥
•*¨*•.¸¸♥ ¸¸.•*¨*•

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Bu gadget'ta bir hata oluştu