Evet doğru duydunuz!
Benim hakkımda muhtemelen birkaçını bildiğiniz ama çoğunu bilmediğiniz 50 gerçeği açıklayacağım bugün...
Bismillahirrahmanirrahim.
- Çocukluğumdan beri tırnaklarımı yerdim, üniversitede bıraktım ama hala uzun durmasına dayanamıyorum :)
- Kışın etek giymektense pantalon giyip çizmelerimin içine sokmayı çok seviyorum, sanki beni daha çok ısıtıyormuş gibi :/
- Yeni cep telefonu almama rağmen, eskisinden bir türlü kopamadığım için yenisini kullanmıyorum.
- Bir şeye bağlandım mı, ondan ayrılmak hiç istemiyorum. Bir battaniyem, bir terliğim olsun :)))
- Kolay kolay arkadaş edinemem. Hele dost çok daha zor...Kadın olsun erkek olsun iletişim kuramıyorum, kuramıyorum, kuramıyorum ve bir türlü sürdüremiyorum. :(
- Herkese ilk tanışmamızda kendimden çok şey anlatır ve sır veririm, yapmamam gerektiğini bildiğim halde dur diyemem kendime. :(
- Ben doğruyu söylüyorum diye herkes doğruyu söyler sanırım.
- İnsanlarla kolayca iletişim kurmadığım için hava yaptığımı sanırlar oysa ki kendi halimde bir insanım.
- Konuşacak konu bulamam. Muhabbet etmeyi bilmiyorum.
- Fazla düşünürüm ama düşündüklerim bir türlü söze dökülmez. (Eşimleyken farklıyım :) )
- Pek espritüel değilim. :(
- Yazarak daha kolay espri yaparım ve muhabbet edebilirim.
- Hiç ders çalışmadığım halde üniversite son sınıfa kadar hep "gizli gizli çalıştığımı ve söylemediğimi" sanan arkadaşlarımı bir türlü ikna edemedim. Hayatımda ders çalışmanın ne demek olduğunu Amerika'da master yaparken öğrendim.
- İngilizce Tarih Mezunu'yum ama İngilizce Öğretmenliği Formasyonum, Yönetim Bilimi Yüksek Lisansım ve 1 yıllık Sigortacılık deneyimim var.
- Evli ve daha çocuksuzum. ;)
- Hayatımda balık sevmezken 2004 yılında İngiltere'den döndüğümde balık sever biri olmuştum.
- Kırmızı Et ürünlerini pek yemez, sadece döner ve iskender yerken Amerika'yla birlikte etçil oldum :)
- Ot hayatımda hiç yoktu. Sanırım sadece kahvaltı ve tatlıyla yaşıyordum desem yalan olmaz 2007 yılına kadar. 2007 yılından beri et, ot, balık hepsini yemeye ve kilo almaya başladım. :)
- Amerika'da toplam 10 kilo aldım, spor yapmama rağmen. Sonra 8 kilosunu verdim.
- Makyaj videolarına bu aralar kafayı takmış durumdayım.
- Fazla sıkıntıya gelemeyen bir yapım var, elimde değil. :(
- Küçükken anneannem beni görmesin diye odasının kapısından gizlice geçerdim ki birşey istemesin :( Kötü bir çocukmuşum :(
- Aşırı heyecanlı ve stresli olduğum durumlarda kendimden bir an evvel kurtulmak istiyorum :)
- İçimde maceracı yatıyor. Ama bildiğin yatıyor uzatmış ayaklarını ... :p
- Ağzını şapırdatan insanlardan, yavaş yiyenlerden, mıymıy konuşanlardan nefret ederim.
- Dolap kapakları KAPALI OLACAK o kadar :) ( Hiç takıntım yokken evlenince bu konuda takıntı sahibi oldum)
- Ani bir misafirim gelse hala ne yemek yapacağımı bilemem ve 4 kişiden fazlasına yemek yapamam :(
- Kendi paramı kazandığım ilk işim bebek bakıcılığıydı, Amerika'da yapmıştım, saati 11 dolara.
- Yabancı film ve yabancı müzikleri daha çok severim.
- En sevdiğim dizi How I Met Your Mother!
- Kıyafetlerin içinde bulunan etiket demeye bin şahit kitapçıkların tümünü keserim.
- Bir şeye konsantre olmak için saçlarımla veya tırnaklarımla oynarım. Stresliysem de bunu yaparım :(
- Kendi başına karar alamayan bir yapım var, çünkü daha önce kendi başıma işlerimi hiiiiiç halletmek durumunda kalmamışım. İlla ki fikir alırım
- Kırmızı, mor en çok sevdiğim, tercih ettiğim ve kullandığım renkler.
- İlk sigaramı üniversite'de bir arkadaş içerken hadi ben de içeyim diye içmiştim, sanırım 2 veya 3.sınıftaydım. Hiçbir zaman düzenli içici olmadım, alışmadım, keyif olsun diye severdim şimdi ise yine sevmiyorum.
- Kemal Sunal'la Fatma Girik'in Japon İşi adlı filminde, robot intihar edince öldü zannedip çok ağlamıştım.
- Boş durmayı sevmiyorum ama kendimi strese sokacak şeylerden de uzak duruyorum.
- En sevdiğim şey evimde L koltuğumda uzanıp yabancı komedi dizileri eşimle birlikte izlemek.
- Son zamanlarda kahve dünyasının kahve çekirdekli drajelerinin müptelasıyım.
- Herşeyi denemek isterim ama bir yandan da çekinirim : ) :(
- Karı, soğuğu ve yağmuru hiç sevmezken artık o günleri de sevmeyi Amerika'da öğrendim. İstanbul'da yine hayat durduğu için pek sevmiyorum.
- Kronik faranjit hastalığına evlenince yakalandım ve bir türlü peşimi bırakmıyor.
- İstanbul dünyanın en güzel şehri ve bu şehrin gecesine gündüzüne aşığım. Ama şu aralar evlilik aşkı öldürdü o kadar :p Hatta evlilik de değil, iş hayatı...
- İş hayatı en monoton, en berbat şeymiş, yeni keşfettim.
- 1.5 yılda ilk kez 3 gün evde kaldım ve çalışmadan günlerin geçmeyeceğini fark edip, bunalıp tekrar hasta hasta işe koştum. Demek ki neymiş: İşsiz yapamıyormuşum.
- En sevdiğim sebze: ROKA
- Limonata güzelse bayılırım.
- İlk kuşumuzun adı Bahattin'di, kuşumuzun cinsiyeti meğer kızmış sonradan öğrendik :))
- Rol yapmayı beceremem, sanırım benden oyuncu olmazdı :(
- Ortaokul, lise yıllarında Leonardo DiCaprio ve Ricky Martin'e hayrandım, posterlerini biriktirirdim. :)))
peki ya siz?
Hadi hadi utanmayın ;)
