Sayfalar

12 Ekim 2011 Çarşamba

Sanal cicek bahcem!

Blogumun isim annesi demek istiyorum bu resim için çünkü tam da bu resme bakarken aklıma "beyaza her rengin yakıştığı" ve "herkesin renkli şeyleri daha çok sevdiği" geldi.

İlk günkü heyecanım yok ne yazık ki bugünkü postu hazırlarken. Yeterince iyi olmadığını düşündüğüm için pes etme evresindeyim her zaman olduğu gibi. Bunun için bugün sizlerle 04.11.2009 tarihli, eski bir yazımı paylaşacağım. Umarım beğenirsiniz.

Yine kapalı bir hava...
Yine kendimi cıvıl cıvıl hissettiğim günlerden biriymiş 04.11.2009!

Hani küçükken -şu an o resimleri nasıl yaptığımızı unutmama neden olacak kadar eskiden- pastel boyalarla kağıtları rengarenk boyadıktan sonra üstünü siyah pastel boyayla kapatana kadar boyadığımız zamanlar vardı ya... Hatta elektrikler kesilince yapacak bir şeyimiz olmadığı için elimize alırdık pastel boyalarımızı... Soğuyan evde, katalitiğin önünde, boyalarını kardeşi almasın diye kavga eden çocukken ben...


Siz de kendi cicek bahcenizi yapmak icin lutfen linki tiklayiniz
http://www.procreo.jp/labo/flower_garden.swf


İşte bu çiçek bahçesi linki bana onu hatırlattı... Rengarenk bir bahçem var şimdi... Hem de ellerim ve kıyafetim siyah pastel boya olmadan... Daha temiz bir dünya içindi değil mi her şey?!

İlk kez işe yaradınız forward mailler. Evet ofisime renk kattınız.
Fonda babutsa yanayım yanayım (içeri babam girmez umuduyla ofisi maskaraya çevirdiğimin belgesi!) pumpkin pie kokulu mumum...

Ofisimin ilk hediyesi: beyaz güllerim ve lilyumlarım...
Aktardan aldığım ama içmeye kıyamadığım, tanesi 1.5 tl'lik yasemin çiçekleri ve hanımeli kokusu...





Yağmurlu, kapalı bir hava ve içimde "daha dün annemizin kollarında yaşarken, çiçekli bahçemizin yollarında koşarken" şarkısı, kafamı salladıkça burnuma gelen dior addict kokusu...
Aklıma geldikçe güldüğüm nil karaibrahimgil şarkısı duma duma dum klibi....
http://www.dailymotion.com/...
İşin en komik tarafı da, bende bu klibi çevirecek potansiyelin görülmesi... Fazla pilatesin beyne zarar verdiğinin kanıtı...


Elimde viledayla tüm ofisi silmeye itecek hisler yaşatan bir klip... Öyle ki; insanın başını sokacağı sıcak bir yerinin olmasına bile seviniyor insan bunu dinleyince... Ve yaşasın yemek yemeeeeek!
The end!
Duma duma dum.

Sizin calisirken dinlediginiz veya masanizin ustunde, etrafinizda bulunmasindan hoslandiginiz seyler var mi?


2 yorum:

  1. Pes etmekte neymis... Biraz daha azimli ve kararli ol ;)
    Blogunun isim annesi olan cicekler cok güzelmis. Gercekten cicekler rengarenk bir arada olunca ne güzel geliyor gözümüze, öylelerde zaten :)
    Ben masamin üstüne cok seyler koyarim, hatta üzerine yüz resmi yaptigim mandalinalar bile :) Okuldayken öyleydim, su siralar evde yapmiyorum bunu tabiki :P Evde kizimla yumurta boyuyoruz buzdolabina koyuyoruz, babasi görünce gülümsüyor hic üsenmeden bunu yaptigimiz icin :)

    Sevgiler

    YanıtlaSil
  2. Bu yumurta boyayıp dolaba koyma fikri çok hoşuma gitti. Çocuğu olan bayanlar daha yaratıcı oluyor herhalde, çocuklarla birlikte yaratıcılık daha da gelişiyor belli ki :)
    Pes etmek yok ;)
    Sevgiler

    YanıtlaSil

♥Güzel yorumlarınız için kocaman TEŞEKKÜRLER♥
•*¨*•.¸¸♥ ¸¸.•*¨*•

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Bu gadget'ta bir hata oluştu