Sayfalar

17 Nisan 2012 Salı

Bebeko'nun su altı macerası...

Facebook'ta dün bahsetmiştim,
Bugün su altı dünyasına iniyoruz! ;)

İşte geldim burdayım,
Ben bu işte ustayım :p

Pazar günkü durağımız, Florya'da yeni açılan Akvaryum'du...



Şimdi göreceğiniz balığı (adını hatırlamak için o kadar da uğraştım ama hatırlayamıyorum, o nedenle "bu balık" adı :) ) eşim, kardeşim, eşi ve ben öyle çok sevdik ki, evlerimize birer tane almaya karar verdik.


O kadar sevecen, o kadar tatlı ki...
Kendini sevdirmek için girmediği şekil kalmadı.

 Takla mı atmadı?!..

 

Şebekti ya tam yemelik...:) 

Burda da eşime poz veriyor ;)


 Ordan su altı dünyasındaki diğer balıkları görmeye geçtik,
aslında bir sürü değişik ve güzel balık,
köğekbalıkları vardı ama yine hepsi eşimin telefonunda kaldığı için,
şimdilik bu kadarıyla idare edeceğiz.

Güzel haberse bu postun devamı gelecek olması. ;)

İnsanın yüzesi geliyor bu suda...


Dahası da var,
Bu gerçek bir batık savaş gemisine benziyor,
Bulamadım, o nedenle okuyamadım ama sanırım gerçekti.
Kendimi National Geographic'teki uzmanlar gibi hissettim burada.
Dalıp da keşfe çıkasım geldi.
Ya sizin?

 Burdaki süngerimsi balıkları da elleme fırsatımımız oldu, 
oldukça yumuşak ve zararsız olan bu yosunumsu, çiçeğimsi, süs bitkisi gibi duran şeylerde bir çeşit deniz hayvanı...

Su altı yaşamına burda ara verip, yavaş yavaş su üstüne çıkıyoruz...
 ;)




Gemi'nin içinde kendimi Titanik'teymiş gibi hissetim. :p

Akvaryum'a giderseniz, orada göreceksiniz, kazan dairesi bile mevcut...

Oldukça sahici her şey.



Meraklı ben, köşe bucak turluyorum gemiyi... ;)



Aaaa!
Bakın burda ne varmış.
Bu da nesi?
Gizli bir bölme gibi! :s



Veeeee sonunda su üstüne çıktık! ;)

Güzel İstanbul'un Sirkeci feribotundan manzarası...


Güneşin içimize işlediği güzel bir günde...

Kızkulesi, öyle bakir ve öyle güzel ki!..




Bu da kapanış pozu. ;)



To Be Continued... ;)
Amazon Ormanları postu için takipte kalın ;)


 Sevgiler





12 Nisan 2012 Perşembe

İstanbul Hatırası...




Bu aralar yazmak gelmedi içimden, biraz kendimle meşguldüm sanırım. 
Bloğumu çok ihmal ettim. 

Tekrar eşarp takmaya başladım.
Biraz zahmetli geliyor bana eşarp takmak üniversiteden beri...
Şal ütü ve iğne istemediğinden taaa üni.yıllarından beri şal takıyordum.
Hatta Amerika'da yüksek lisansımı yaparken de kaldığım evde ütü yoktu, sonradan alsam da masası yoktu bu sefer de, hatta küçük ütü masalarından da almıştım ama oyuncak gibi kalıyordu... 
O nedenle ipekşallar Türkiye'de bu kadar yaygın olmaya başlamadan önce ben şallara geçmiştim.
Ben sizden önce başladım demiyorum tabi... ;) :p
Resimlerimi pek yayınlamıyordum ama, bundan böyle beni eşarplı daha çok göreceksiniz gibime geliyor.


Facebook sayfamı takip edenler bilecektir,


YAŞIM İLERLEDİKÇE

Yaşım ilerledikçe daha çok anlıyorum
Ne büyük nimet olduğunu ah ey güzel gün
Boş yere üzülmekte mana yok, anlıyorum
Kadrini bilmek lazım artık her açan gülün
Şükretmek türküsüne daldaki her bülbülün
Yanmak da olsa artık aşk ile yaşıyorum


-Cahit Sıtkı Tarancı


Bu aralar tam da böyle hissediyorum. 
Bize verilen "yaşam" denen bu nimetin kıymetini bilerek, dolu dolu yaşamak, hayatı ıskalamamak isteği benimkisi... 

"Yanmak da olsa aşk ile yaşıyorum."



Gördüğünüz irmik tatlısı, Dr.Oetker'in hazır irmik tatlılarından. 
Eşimle evlendiğimizden beri hastasıyız diyebilirim. :)
Tam bir kalori bombardımanı tabi,
Immmmm yanına da muzlu süt...

Bu güzel şişeyi nerden bulduğumuzu ne siz sorun ne ben söyliyim :p
Marmara Forum sinemalarına gidenler bilir;
Geçenlerde, eşim, kardeşim ve eşi hep birlikte sinemaya gittik ve ordan aldığımız buzlu içeceklerin kabıydı bu.
Hatta sonra mağazaları dolaşırken elimizde bu şişelerle gezdik,
Tüm bu eziyet,
Hepsi sizin için sayın seyirciler :p
Size bir kare poz verebilmek için, aldım elimde gezdirdim,
Bi de uzun görseniz, bakmayın resimde tıknaz çıkmış.
Sonra alışveriş yaptığım bir mağazadan acıdılar da bir poşet verelim diye teklif ettiler.
Niye benim aklıma daha önce gelmediyse... :)))




 Burda da gene mağaza mağaza dolaşmaktan yorulmuş bir ben ve yemek yemekten gayet mutlu olan bir ben var.

Geçenki yazımda bahsetmiştim, arkadaşlarımı evime davet edeceğimi söylemiştim.
Sonunda ortaokul, lise ve sonrasında üniversite yıllarından arkadaşlarımla harika vakit geçirdik.
Toplu resim çekilmeyi yine unuttum ama en azından soframın resmi var. :)
Eve gelen bebek kokusu ve çocukların "Bu evde çocuk yok mu?!" sorusu üstüne, "Olsa mı ki?" diye düşünmeye başladım doğrusu... :)))
Canım arkadaşlarım hala aynı ortaokuldaki gibiler maşallah.
Hepsini çok özlemişim.
İyi geldiler, evime neşe kattılar.
Hemen gelecek aya randevulaştık.
Arkadaşlarımı ağırladıktan sonra, her ne kadar pert olsam da, öyle mutlu oluyorum ki, mümkün olsa yakalarına yapışıp hiç gitmesinler isteyeceğim. :)


İşte bu da sofram.

Menüde ne mi vardı:
Artık soframın ayrılmaz bir parçası olan brokoli,
Çikolatalı muffinler,
Kısır,
Patates salatası,
Garnitürlü makarna salatası,
Tahinli kek,
Yaprak sarma,
Talaş böreği, (yazmayı unutmuşum)
Ballı, fındıklı muz...



Afiyetle yedik,
Daha doğrusu en çok ben yedim sanırım, çünkü diğerleri çocuklarıyla uğraşmaktan yiyemediler. :)
Hatta bir ara, arkadaşım 6 aylık oğlunu kucağıma verdi de o sırada ıslak mendil isteyen diğer arkadaşıma ıslak mendil vereyim diye kucağımda Kuzey'le mutfakta döndüm durdum, bir yandan çalan telefon...:))
Dedim demek çocukla iş yapmak bu yüzden zor. :))
 Alt tarafı mutfak çekmecesinden bir ıslak mendili verecektim. 
Hatırladıkça gülüyorum. :)))

***

Benden böyle, sizden ne haber?
Nadiren post hazırladığım için genelde herşeyden biraz bahsediyorum.
Aslında elimde o kadar çok malzemem var ki...
Desteğiniz ve facebook ve twitter'dan takipleriniz beni çok mutlu ediyor emin olun.

Kucak dolusu sevgiler,
Tez vakitte bahar havaları dileyerek son veriyorum bu postuma...
Sevgiyle...

5 Nisan 2012 Perşembe

Burçlara Göre Dekorasyon...


Durduk yere nerden çıktı bilmem, aslında bekleyen mimler ve resimler, konular dururken birden burdan başlamak geldi içimden.
Bir Yay burcu kadını olarak bana harfi harfine uyduğunu düşündüğüm bu yazıyı görünce, sizlerin de ilgisini çekeceğini düşünerek paylaşayım istedim.

***

Yay Burcu

Bu burcun insanı özgürlüğüne oldukça düşkündür. Farklı olmayı çok sever. Morun tonları ve violet gibi morumsu renklerden döşenmiş mobilyalar Yay burcunu çok etkiler. Matlaştırılmış metallerden oluşan dekorasyon aksesuarları ise onun doğallığa olan düşkünlüğünün bir göstergesidir. Evinde uzak ülkeleri anımsatan resimler, posterler kullanır. Sabırsız bir burç olduğundan evini dekore ederken uzun süreli projelere pek yer vermez. Dekorasyona pek meraklı olmadığından kuralcı olmaktan çok uzaktır.

Kendisine yüksek hedefleri belirler ve onlara ulaşmadan asla pes etmez. Ev döşeme stili: gerçek ve pahalı. En değerli parkeler, mermer kaplamalı odalar ve zarif koltuk döşemeleri ev stilini yansıtır. Işığın rahatça hareket ettiği geniş odalar genelde az mobilya ile döşenmiştir. Çünkü geniş bir hareket alanına sahip olmayı sever. Yay burcu, gelenekçiliğini modernize etmiştir. Evinde, eski tanınmış ressamların tabloları yanında son derece modern bir müzik seti teçhizatı bulmak mümkündür. En son moda televizyon, DVD veya teknolojik iletişim araçları elinin altından kesinlikle eksik olmamalıdır.

Evi ne kadar egzotik olursa, yaylar o kadar memnun olur. Dekorasyonda etnik özellikleri ve renklerdeki göz alıcı etkileri sever. Yeniliklere açık, ama aynı zamanda geçmişine çok bağlıdır.

Özellikleri: Renk ve aksesuarları karıştıracakları geniş bir alana ihtiyaçları duyarlar. En sevdikleri mumlar, dini semboller ve haritalardır. Kocaman, yumuşak yastıklar alırlar. Seyahatlerinde aldıkları eşyaları koyacak bir dolap mutlaka vardır.

Renkleri: Mor ve turkuaz gibi gökkuşağının her tonu onların renkleridir.






Bu bilgiler ışığında tamamen beni tarif ettiğini söyleyebilirim. 





Yatak odam ve ebeveyn tuvaletim morlu, hol ve mutfak yine mor etkileri görünüyor, kırmızı, mor, leylak rengi, turkuaz ve beyazın hakim olduğunu söyleyebilirim. Aydınlık ve büyük mekan benim için gerçekten önemli. Hele her odada olmazsa olmaz mumlarım benimle bütünleşti artık. Bir de yurtdışından aldığım eşyaları koyduğum dolabımda da yer yok artık :)


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Bu gadget'ta bir hata oluştu