Sayfalar

25 Ocak 2012 Çarşamba

☆☆☆ YENİ HEADER'IM GELDİ ☆ ☆☆

... ... (¯`v´¯) ..
..`·.¸.·´
¸.·´¸.·¨) ¸.·¨)
(¸.·´ (¸.·´ ♥♥ ☆
Günaydın, günaydın, günaydın size...


 Bu sabah işe tam vaktinde yetişmenin verdiği mutlulukla ve 

Biraz da yerimi yadırgamış olmamdan kaynaklı uykusuzlukla karşınızdayım sevgili dostlar.

Bugün KelebekGibi sayesinde yepyeni bir headerım oldu. 

Artık değiştire değiştire kullanabileceğim.

Eski headerımı çok seviyordum ama sanırım yenisinin renkleri daha çok uydu.

Ben çok beğendim.

Siz nasıl buldunuz?



Kendimi sanki üstüme yeni kıyafet, ah pardon, yeni ayakkabı almış gibi hissediyorum! 

Ne de güzel değil mi? :)

Gözlerim kapanmadan, bu yazıyı yazayım istedim. 

Gerçi iş yerinde uyumam mümkün değil ama...:(

Altı üstü kendi evimin dışında başka bir yerde uyudum nedir bu göz yanması? :(

Suni gözyaşı kullandım bir süre, göz kuruluğu mu var acaba diyerek, çünkü lens kullanıyorum yıllardır ve sürekli göz yoracak işlerle meşgulüm.

Kendi deneyimlerinizi paylaşırsanız mutlu olurum.

Bu arada blog tutmanın en güzel yanı ne biliyor musunuz:

İnteraktif olması.

İçinizde benim gibi yerini yadırgayanlarınız var mı?


Yerinizi yadırgamayacağınız uykular dileyerek son veriyorum bugünkü yazıma... (Sabah sabah:) )

Sevgiler...

... ... (¯`v´¯) ..
..`·.¸.·´
¸.·´¸.·¨) ¸.·¨)
(¸.·´ (¸.·´ ♥♥ ☆















24 Ocak 2012 Salı

Geçen Hafta Ne Yaptım?

Ben Geldimmmm Sevgili Bloğummmm,
Dünden niyetlendim bugüne yazı yazıcam.
Eşim arada kızıyor:  "Ben sana her gün yaz demedim mi?" diyor :)
Artık başından savmak için mi :p, yoksa gerçekten beğendiği için mi bilmiyorum, :) ama ara ara açıp okuduğunu biliyorum. ;)
Sağolsun canım eşim dün bakmış uzun bi süredir yazmadığımı görmüş gene uyardı beni. :) 

***

Bu süre zarfında nerelerdeydim, neler yaptım?..
Merak edeniniz var mı bilmiyorum ama güzel olan da bunun çok da mühim olmaması.
Ama elbette ki merak etmiş olanınız varsa bu da beni oldukça mutlu eder. ;)

Gelelim resimli kısa özetine geçtiğimiz haftanın...
Aslında bu özetleri çok seviyorum, sanki favori başlığım şimdilik bu gibi.

...

Geçen hafta sonu yağan güzelim kar ve balkonumuzdan gözüken uçsuz bucaksız kar manzarası...
Resim fazla gri olunca, içine de ben renk katayım dedim ;)

Daha önce yine bu havalarda yazdığım grili yazımı okumak isterseniz TIK


Bu da yine aynı günün akşamında misafirlerimiz gelecekken elektriksiz kaldığımız o güzelim Cumartesi'nden...
İyi ki bu çam ağacı şeklindeki mumluğu almışım da biraz olsun aydınlanabildik.
Nasıl siz de sevdiniz mi?


Yine bu da eşimin ellerinden, mor erikli, kivili yaban mersini suyu... 
Immm! Ellerine sağlık canım benim, çok severek içtim.

Geçen hafta rahatsız olduğum için işe gidemedim iki günlüğüne...
Aman Allah'ım çektiğimi bir ben bilirim, rahatsızlık mesele değil de, rapor için o kadar uğraştım ki, bir daha işe gitmemezlik yapmayacağım sanırım bu yüzden :)

Sonrasında da 3 günlük eğitimim vardı, iş yerinden uzaktaydım, e tabi bilgisayarımdan da...
Eğitim sonunda sertifikamı da almış bulunmaktayım, çok mutluyum.
Sertifika koleksiyoncusuna döndüm ehehe :))
Ne olacaklarsa!? :p

....

Geçen gün oyuncakçıda yengesinin bitanesine hediye seçerken, kendime de canvas tablo aldım, hazır üstü çizilmiş. 
Ne zamandır yapmak istediğim bir şeydi yağlı boya yapmak. 
Eşimin de sanata eli oldukça yatkındır, ben aldıktan sonra: "Ver ben boyayayım." diyeceğini bildiğimden :) iki tane aldım, oldukça da uygun fiyatı 15 TL gibi bir fiyatı vardı. 

Neyse işte bunlar da aldığımız tablolar...


Biz dayanamadık dün boyadık tabi, hatta eşim benden önce davrandı: "Aldın, yapmıyorsun!" diyerek :)
Aslında laleli olanı kendime almıştım kolay olsun diye, diğerini de eşim beğenmişti ama kolayı alıp hemen bitirdi :)

Benim tablom çok detay olduğu için ancak bu kadar ilerleyebildim ne yazık ki :(
Bakalım sonunda nasıl bir şey olacak?! 
Bence çok hoş bir hediye olabilir bu, hatta 50. izleyicime bu tablolardan hediye edebilirim. 
Çekilişsiz kurasız ;)
(Tabi ki boyanmamış, el değmemiş olarak)


 Bu da tablonun içinden çıkan fırçalar, akrilik boyalar ve palet seti...

Ben oldukça eğlendim yaparken, siz de çocuklarınızla birlikte eğlenmek, hatta stresinizden arınmak isterseniz, Toyz r us'taki bu tablolardan alıp boyama yapabilirsiniz.
Olan bardağıma oldu :) 
Sağlık olsun ;)
Bi güzel eğlenmiş olduk eşimle...
Kesinlikle tavsiye ediyorum.

***

Hepinizi çok özlemişim sevgili blogdaşlar.
Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum.

Öğle yemeği arası yuppiiiiii! :)


*****










12 Ocak 2012 Perşembe

İyi Gün Dostu!...


"İyi gün dostu; kahvelerin piştiği yer, iyi günlerin geçtiği yermiş."

Harika bir söz!

Bizim müdürden incilerden biri bu.
Bir diğeri de: " "Gel" diyen yere erinme; "Gelme" diyen yere görünme!" idi. 
Geçenlerde tam da durumuma uygun olarak dile getirmişti bunu.
Şimdi de iyi gün dostu ile ilgili söylediği yukarıdaki sözle, bilmeden bu yazıya vesile oldu. :)

***

Vesile oldu, vesile oldu da pek vakitsiz oldu.
Bugün böyle alelacele bir post yazacağım.
Daha uzun yazacaktım ama öğle arasına giriyoruz ve
Bugün 6 numaralı yeğenim Begüm'ün Kuran-ı Kerim'e geçiş töreni var.
Maşallah Barekallah teyzesinin güzeline,
İnşallah Kuran Hatimlerini de görmek hatta hafızlıklarını da görmek nasip olur cümle evlatların ve geri kalan diğer 7 yeğenimin de... :)

***
Böyle "Ebe!" diyip kaçmış gibi oldum ama :) 

Güzel bir resimle kapatıyorum bugünkü postu,

Bakın bakalım bugün burda kim var?



Bu cupcake kız, şeker desem şeker değil, bilge mi bilge bir kız...
Anneciği bakın neler yazmış onun için yeni bloğunun ilk yazısını ona ithaf etmiş. 

İYİ OKUMALAR, 

Dostluklarınız hiç bitmesin inşallah, sadece iyi günlerde kalmasın duasıyla...

AMİN.



9 Ocak 2012 Pazartesi

~Bugün Ne Giy-me-dim! :p ~

Giyinmek beni yoruyor arkadaş!
Hele bugün ne giydim diye paylaşanlara akıl sır erdiremiyorum.
Hayranlığım sonsuz, giyinmeleri yetmiyor bir de her gün bunu fotoğraflıyorlar. 
Ne bol vakit öyle! 
Fotoğraflıyor ya da fotoğraflanıyorlar; e bu da demektir ki yanında illa ki birileri var. 
Ne güzel bir şey! 
Ama bana çok uzak.
Ben her sabah işe ne giyeceğime karar verirken bile strese giriyorum. 
Strese girmemek için sayısal okumayan biriyim ben, :) 
Ne bekliyorsunuz ki?!
Hayır giyimime özen göstermiyor değilim.
Tamam üniversitedeki gibi bir giydiğini bir daha giymeyen, 
Kendini topuklu ayakkabılarıyla külkedisi sanan, 
Topuklu ayakkabıdan başka bir şey giymeyen biri de değilim artık.
Velhasıl, ne giyeceğime karar vermek bile mesele,
Zaman istiyor hem, uğraş istiyor,
Hadi karar verdim diyelim, 
O an beni ölümsüzleştirecek prensim ya uykuda ya da işte oluyor. :)
Sabah işe gidebildiysem ne mutlu diyorum ben de zaten, 
Akşam da eve koşarak gidiyorum üstümü değiştirmek için...

Biri de bugün ne giydiğini yazacağına, 
Bugün ne giysen diye bana fikir verse mesela ;)
Nasıl olur?
Hayali bile güzel, ıhmmmm.
 Nasıl büyük bir huzur o öyle!

Ben ne giyeceğime karar veremediğim için ne düğünlere, ne davetlere katılmadım biliyor musunuz siz? :)

Üniversitede haftanın 5 günü nasıl her gün farklı giyinmeyi başarabilmişim hiç bilmiyorum ama artık her gün ayrı bir kabus benim için.

Neyse ne kadar da uzattım di mi? :)

 ***

Bu hafta sonu nerdeydim?


Eşimle İstinyePark'ta Cafe Crown'da gördüğümüz bu dekor çok hoşumuza gitti, eşimi çeker gibi yaparak o anı ölümsüzleştirmiş oldum. :p
He bu arada, Allah'tan görmüyor sevgilim bu halini, :) kazara görür mörür aman Allah'ım!
"Kabak niye yaptın, ben kel miyim?" diye kızar sanırım. :)

  
Burası da cumartesi sabahı kahvaltıya gittiğimiz yer, mekan çok hoştu, koltuk renklerine bayıldım.
Baharda çok daha güzeldir eminim. 
Veee...

Burda da bahsetmiş olduğum ve nihayet bitmiş şekliyle küçük görümceme ördüğüm bere ve atkı.

İyi günlerde kullansın inşallah yengesinin bitanesi.

Heyecanlı bekleyiş devam ediyor!
 Bunlar da ne zamandır beklediğim ve burda bahsettiğim, yeşil yeşil görünen taze soğanlarım.
Kırmızı yüzük içine aldıklarım da sümbül ve lale soğanımın baş vermiş hali. 
Hangisi hangisi ne yazık ki bilmiyorum ama biri hızla ilerliyor, ya sümbül ya lale birinci gelecek, bakalım hangisi?! :)




Bunların üstüne bir de yeni bir şala başladım. 
Yeni iki oyun öğrendim: Dürt, Domino.
Kestane nasıl da bomba gibi patlayabilirmiş onu gördüm.
Immm işte bu haftamın kısa özeti de bu şekildeydi.

 ***

HEPİNİZE MUTLU HAFTA İÇLERİ DİLİYORUM :)

****


2 Ocak 2012 Pazartesi

~~~ HOŞGELDİN 2012! ~~~

2012'nin ilk yazısını pek bir isteksiz yazıyorum malesef dostlar.
Başladığım bir işi bitiremeyince, yarım yamalak olunca hiç yapmamışım gibi hissediyorum.
Daha önce burda da bahsettiğim üzere atkı ve şapka örüyordum ama kurdele ile süslemesi kalmıştı atkının, hala da öylece duruyor...
Yaptığım şapkayı ipim bittiği için bitiremedim, çiçek ve kurdele kısımları kaldı.
Biran evvel bitirip sizlerle bitmiş halini paylaşmak istiyorum. 
Ama malesef şimdilik bitmemiş haliyle küçük görümceme ördüğüm şapka işte böyle...



Böyle çok büyükmüş gibi görünüyor ama aslında o kadar da büyük değil. 
Yani umarım değildir :)

 
Biraz ecüş becüş çıkmış ama o kadar da kötü değil ya :(
Tığ ile yapması hem zevkli hem kolay. 
Tığın numarasına eve gidince bakar arzu eden varsa söyleyebilirim. ;)

 
Bu da bir başka renkte berenin bitmiş hali, çiçekler biraz sıkı olmuş.

********

Yeni yıla ilk kez eşimle evimizde girdik ve tam 22 kişi ile birlikte girdik. 
Masam sadece 8 kişilik dolayısıyla bir kaç posta şeklinde yemeğe oturuldu.



Nasıl olmuş sofram?
Yemekleri ben yapmadım doğrusu, o yüzden böyle sofrayı süslemeye vaktim oldu.
Gelenler ablamlardı...
Her gelen 1 çeşit birşey getirdi ve böylece 7 çeşit şey olması gerekirken anneciğim gene duramamış döktürmüş sağolsun, elleri dert görmesin inşallah.
Hülya ablamdan piyaz, Derya ablamdan kabak tatlılı pasta ve baklava, Menekşe ablam portakal yatağında kereviz salatası, (evde unutulmuş olsa da ellerine sağlık, yemiş kadar olduk! :) ) Hale ablamdan ıspanaklı ve patatesli kol böreği, Zerrin ablamdan ana yemek olarak fırında et ve patatesli bir yemek, (ama yemeğe sıra bile gelmedi :) tadına bakamadım daha doğrusu) ve kabak tatlısı (evet 2 tane oldu) Benden zeytinyağlı sarımsaklı brokoli, (bu aralar eşimle favorimiz) yeni evli kardeşim katılamadı ne yazık ki, daha 1 ayı yeni doldu taze gelin ;) ne yapsın...
Annemden: sulu köfte, yaprak sarma, fırında makarna, erişteli yeşil mercimek çorbası.... (Dedim ya durmamış döktürmüş, sanıyor ki aç kalacağız, canım annem. :) )
Üstüne kuruyemişler, cipsler, meyveler, çikolatalar, kahveler, sahlepler, çaylar mı dersiniz...
Ne ararsanız vardı... 
Elhamdülillah, Rabbim sonsuz nimetler vermiş.

***
Bu arada gördüğünüz sofra çiçeklerini neredeyse 10 gün önce Migros'tan almıştım, buket halindeydi açtım iki ayrı kola şişesine yerleştirdim. 
Bunu daha önce baharmasalı'nda görmüştüm. 
Coca cola şişeleri de evde duruyordu, ben de bu şekilde değerlendirmek istedim.
Çerçeveyi de eşimle iki saat uğraştıktan sonra sanırım yamuk asmışız :)))
Bu resmi çekmesem bu kadar net yamukluğunu göremezdim doğrusu.

O gece sabah 4.30a kadar oyunlar oynadık ailece.
En zevklisi tabi ki tabuydu, hele çocuklar da uyuyunca değmeyin keyfimize.
İşte böyle girmiş olduk 2012'ye... 
İnşallah çok daha güzel geçer her günümüz.
Herkes evime hoşgeldi, sefalar getirdi.
Sizleri de soframa buyur etmiş oldum böylece ;)
Herkesin emeğine, ellerine sağlık, kesesine bereket inşallah.
Sevgiyle kalın...

***

Tüm güzellikler sizinle olsun.








Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Bu gadget'ta bir hata oluştu